Medya İçerikleri Çocukları Nasıl Etkiler?

Çocuklar ve Medya

Teknolojik gelişmeler sonucunda ulaşılması ve kullanımı kolaylaşmış olan medya araçları, artık neredeyse her eve girmiştir. Bu denli yaygınlık kazanmış bir şeyin etkisinin de yaygın olacağı kabul edilmelidir. Zira “Adama kırk gün deli dersen deli, akıllı dersen akıllı olur.”, “Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan.” gibi atasözlerinin de işaret ettiği üzere etkilenmek bir öğrenme mekanizmasıdır.

Medya ve içeriklerinin çocuklar ve gençler üzerindeki muhtemel sakıncaları genel olarak şunlardır:

Terazi var, tartı var, her şeyin bir vakti var. Her şey ölçüsünce ve zamanında yapılmalıdır. Medya her tür içeriğine isteyen herkesin ulaşabileceği yapısıyla eğitimde aşamalılığı (tedrici eğitimi) olumsuz etkiler. Bu sebeple birtakım bilgiler vaktinden önce edinilerek bilgiler arası hiyerarşi bozulur. Bu da çocuğun veya gencin psikolojik, fiziksel, sosyal vb. hazırlıkları olmadan birtakım bilgilere muhatap olmasına, uyum ve hazmetme problemleri yaşamasına sebep olabilir.

Cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilmez. Bir şeyi sıkıntı çekmeden elde etmiş olanlar, elde ettiklerinin kadir kıymetini bilemezler. Medya, uğraş gerektirmeden hazır bilgiye rahatlıkla ulaşma imkânı sağlar. Bu da çocuk ve gençlerde hem tembellik ve hazırcılık gibi olumsuz özelliklerin gelişmesine hem de sahip olduklarının değerini bilmeme problemine neden olabilir. Ayrıca birtakım bilgi ve becerilerin gelişmesi için deneme yanılma, düşüp kalkma gibi deneyimlerin yaşanması en az elde edilecek bilgi beceri kadar insanı geliştirip hayata hazırlar.

Âşığın gözü kördür. Kendisini bir tutkuya kaptıran kimse, tutulduğunun kusurlarını görmediği gibi çevresinde olup bitenlerle de ilgilenmez. Medyanın birçok türü artık neredeyse her mekânda erişilebilir ve kullanılabilir durumdadır. Öz denetimi zayıf ve hazlarına teslim olmuş kişiler asıl meşguliyetlerinden ve görevlerinden zaman çalıp medyaya vakit ayırmaktadır. Evde, okulda, iş yerinde, toplu taşıma araçlarında veya günün herhangi bir anında herhangi bir yerde kullanılabilen bu araçlar, bireylerin insanlarla ilişki ve iletişim kurmalarını zayıflatmakta, sadece bu araçlarla vakit geçiren bir birey tipi oluşturmaktadır.

Söz var gelir geçer, söz var deler geçer. Sözün insanlar üzerinde etkisi büyüktür. Oysa medyada bazen öyle özensizlik ve dikkatsizlikler, öyle hatalar yapılır ki… Örneğin bir hırsızlık haberinde haberin bir parçası olarak mağdur ya da sanık konumundaki çocuğa açık kimliğiyle veya fotoğrafıyla yer verilir. Ya da genç yaşta tecavüz edilip öldürülen üniversiteli genç kızın yarı çıplak cesedi, haber adı altında teşir edilir. Bu şekilde haber yapılarak henüz reşit olmamış çocuk ya da genç ile bunların aileleri, medya tarafından bir kez daha mağdur edilmiş olurlar. Bu ve benzeri haberleri okuyan, dinleyen veya seyreden çocuk ve gençte de zamanla insanların özel hayatlarının ortaya saçılmasının ne gibi mahzurları olacağını düşünememe, suçun şahsiliğini idrak edememe vb. duyarsızlaşmalar gelişebilir. Yargısız infaz ve linç kültürünün yerleşmesine, tecessüs gibi kötü huyların meşruiyet zemini bulmasına kapı açılır.

Şikâyet Etmek İstiyorsanız:
Televizyonlarda yayımlanan içeriklerle ilgili şikâyetler şu adreslere yapılabilir:
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK): www.rtuk.gov.tr,
Televizyon Yayıncıları Derneği: www.tvyd.org.tr,
Reklamlarla ilgili şikâyetler Ticaret Bakanlığı Reklam Kuruluna yapılabilir: www.tuketici.ticaret.gov.tr,
İnternet ile ilgili şikâyetler ise www.ihbarweb.org.tr ve www.sikayet.btk.gov.tr adreslerine yapılabilir.

Televizyon ve Çocuk

Medya ve özellikle de televizyon kullanımının çocuk ve ergenler üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabilmek için, onlarda sorumluluk, bilinç ve duyarlılık geliştirmek yasaklama ve yaptırım uygulamaktan çok daha önemlidir. Bunun için ebeveynlerin yapabileceği bazı uygulamalar şunlardır:

Farkındalık: Medyanın içeriklerindeki risk unsurlarının farkında olmak koruyucu adımlar atmak için ilk şarttır. Anne baba risk olarak tanımladığı içeriklere dair gerekçelerini çocuğuna anlatabilmelidir.

Önceden gözden geçirme: Ebeveynler gazetelerin televizyon sayfalarından, televizyon kuruluşlarının İnternet sitelerinden ve RTÜK’ün web sitesinden çocuklarının izleyecekleri programlarla ilgili bilgi alabilirler. Bu çerçevede hangi programın içeriğinin ne tür riskler barındırdığı sözü edilen bilgi kaynaklarından öğrenilebilir.

Akıllı işaretler sınıflandırma sistemine göre izleme: İzlenecek programların akıllı işaretlere göre içeriği gözden geçirilmelidir. Akıllı İşaretler, televizyon içeriğinin olumsuz boyutlarından korunmanın önemli bir uyarıcı sistemidir.

Programlı izleme: İzlenecek programlar önceden belirlenip belli bir saatle sınırlandırılacak şekilde izleme düzeni planlanmalıdır.

Sınırlı izleme: Çocukların televizyon izlemesine ebeveynlerin belli bir saat sınırlaması getirmesi çocukların ekran başında fazla kalmasını önleyecektir. Tabii bu kuralın anne baba için de geçerli olması gerekir. Çocuk için konan bir kurala öncelikle bu kuralı koyan ebeveynin uyması model olmayı sağlayacağı için önemlidir.

Açıklamalı yardım: Yaş ve gelişim durumlarına uygun biçimde çocuklarla içerik üzerinde sohbet etmek, riskleri anlamalarına yardım etmek üzere konuşmak önemlidir.

Geribildirimde bulunma: Rahatsız eden bir içerikle karşılaşıldığında yayımlayan kanalın yetkililerine ulaşıp geribildirimde bulunmak gerekir.

Resmî ve sivil kurumlar nezdinde şikâyette bulunma: Medya kuruluşuna geribildirimde bulunmanın karşılık bulmadığı düşünüldüğünde üst kuruluşlar olarak meslek örgütlerine ve resmî kurumlara başvurulabilir. Şikâyetler Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna, Televizyon Yayıncıları Derneğine, ilgili diğer sivil toplum örgütlerine ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kuruluna yapılabilir.

Örnek teşkil etme: Şikâyetlerin çocukların yanında yapılması, şikâyet ve denetim mekanizmaları ilgili kurum tarafından işletildiğinde sonuçtan çocukların haberdar edilmesi, benzer süreçlerde onların da bu şikâyet ve denetim mekanizmasını kullanmalarını kolaylaştıracaktır. Bu, çocukların pasif bir izleyici olmak yerine aktif bir izleyici niteliği kazanmaları için de önemlidir.

Seyredilecek programın akıllı işaretler esasına göre sınıflaması hakkında RTÜK’ün sitesinden ayrıntılı bilgiye ulaşılabilir: www.rtukisaretler.gov.tr

Akıllı İşaretler

Anne babaların ve çocukların izlenen program içeriği hakkında uyarılması için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Akıllı İşaretler Sınıflandırma Sistemi geliştirmiştir. Bu işaretler hâlihazırda televizyon kuruluşları tarafından uygulanmaktadır.

Akıllı İşaretler uygulaması çocukları zararlı içerikten korumayı amaçlayan bir simge sistemidir. Koruyucu simge sistemi, hem medya profesyonellerinin öz denetimine hem de ebeveyn gözetimine imkân veren uyarıcı ve bilgilendirici bir sistemdir. Bu sistem iki konuda bilgi vermektedir:

1. Programın olası zararlı içeriği: Zararlı etkileri olabilecek içerik alanları cinsellik, şiddet/korku, olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar (ayrımcılık, alkol ve sigaranın aşırı kullanımı, madde kullanımı, kanun dışı davranışlar ile kaba veya küfürlü konuşma) olmak üzere üç grupta ele alınmıştır.

2. Programın hangi yaş grubuna uygun olduğu: Programlardan etkilenme düzeylerine göre yaş grupları genel izleyici kitlesi, 7 yaş ve üzeri, 13 yaş ve üzeri, 18 yaş ve üzeri olmak üzere dört grupta ele alınmıştır.

Belirtilen iki alanda toplam 7 akıllı işaret bulunmaktadır. Bu semboller, programın televizyonda yayını esnasında ve medyada söz konusu programların duyurularıyla veya ilanıyla birlikte görülür. Ayrıca akıllı işaretler web sayfasında “semboller” başlığı altında da ilgili programla birlikte aldığı sembol ve ne anlama geldiği bilgisi açıklanmaktadır.

RTÜK, bir programda görüntülenen sembollerin uygun olmadığını düşünen izleyiciler için bir şikâyet sistemi de hazırlamıştır. Bu konuda şikâyetleri İnternet üzerinden hazırlanmış forma doldurup RTÜK’e iletmek mümkündür.

İnternet ve Çocuk

Çocukların İnternet kullanımı ile ilgili olarak ebeveynlerin dikkat etmesi gereken bazı hususlar şunlardır:

Bilgisayar Güvenliği: Virüs, bilgisayarlara zarar vermek üzere hazırlanmış programlara verilen isimdir. Virüsler bilgisayarlara çeşitli yollarla bulaşabilir: İnternet’te arama yapıldığında, dosya alışverişlerinde, elektronik posta alınıp gönderildiğinde, harici disk takıldığında vb. Virüs bulaştığında bilgisayar çalışamaz hâle gelebilir, bilgisayarda bulanan bilgiler kaybolabilir, bozulabilir ya da silinebilir. Ayrıca virüsler bilgisayarı yavaşlatır. Kişinin yolladığı ostalar, resimler ve dosyalar ile virüs başkalarının bilgisayarına da bulaşabilir. Verilerin güvenliği açısından bu risklerin farkında olmak ve bunları çocuklara da anlatmak gereklidir.

Oyunlar: Elektronik ortamda televizyon, bilgisayar ve taşınabilir bilgi iletişim teknolojileri üzerinden oyun oynamak mümkündür. Çizim veya şemalı oyunların yanında çocuklar üzerinde en fazla etkiye sahip oyun türü video oyunlar veya yaygın adıyla bilgisayar oyunlarıdır. Bilgisayar oyunları, hemen her yaşta kişinin oynadığı, sevdiği, vakit geçirdiği eğlenceli aktivitelerdir. Oyun ve çocuk ayrılmaz ikilidir. Teknolojiyle birlikte bu ikilinin ilişki biçimi sadece biraz değişmiştir. İnternet üzerinde sınırsız sayıda oyuna ulaşıp bilgisayara indirmek veya İnternet’e bağlıyken oynamak mümkündür. Oyun oynamanın olumlu etkileri olabileceği gibi olumsuz etkileri de vardır. En önemlisi de bağımlılık riskidir. Bu nedenle, anne babalar çocuklarının sağlığı için oyun oynama sürelerine sınır koymalıdırlar.

Sosyal İletişim Ağları: İnternet’te üyelikle dâhil olunabilen ve üyeler arasında iletişim kurmaya, her türlü medya içeriğini paylaşmaya hizmet eden sosyal ağlar bulunmaktadır. Yüz milyonları aşan üyesi olan sosyal ağlar üye sayısı itibarıyla birçok ülkenin nüfusundan daha fazla bir büyüklüğe ulaşmıştır. Sosyal ağlara üye olan kişi bir kullanıcı adı ve şifre edinir. Kişisel bilgilerin yer aldığı tanıtıcı bir profil oluşturur. Yazılı ve görüntülü materyalleri bu profile ekler. Bu hâliyle insanların birbirleriyle iletişim kurmaları, bilgi ve belge paylaşımında bulunmaları vb. faydaları vardır. Ancak kişisel bilgilerin paylaşımı ve bunların site yöneticileri tarafından korunamaması ciddi bir risktir. Çocukların iyi niyet, bilgisizlik, dikkatsizlik vb. nedenlerle paylaşabilecekleri kişisel bilgi, belge ve görüntüler hem kendilerine hem de tanıdıklarına kötü ve çirkin mesajlar iletilmesine, İnternet üzerinde olumsuz içeriklerin bir parçası hâline getirilmelerine sebep olabilir. Anne babalar T.C. kimlik no, açık adres, okul bilgisi, anne babanın iş yeri adresi, telefon numaraları, aileye ait resim ve videolar vb. özel bilgileri paylaşmama konusunda çocuklarını uyarmalı ve gözlemelidirler. Bu tür ağlar oyun ve diğer medya içeriklerinde olduğu gibi bağımlılık yapabilir, gereğinden fazla vakit harcamaya sebep olabilir. Sanal ortam ilişkileri gerçek hayat ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Çocuğun arkadaşlarıyla ve ailesiyle iletişiminin sağlıklı yürümesine engel olabilir. Çocuk gerçek hayatta karşılaştığı herhangi bir sıkıntıda bir kaçış yeri olarak bu sosyal ağlara başvurabilir. Anne baba çocuğun oyun oynamak, sevdiği sporları yapmak, ailesi ve arkadaşlarıyla beraber vakit geçirmek, ders çalışmak ve kitap okumak gibi gerçek hayat içinde yaşaması gereken aktiviteleri aksatıp aksatmadığını takip etmeli, herhangi bir olumsuz durum gördüğünde inisiyatif almalıdır.

Sohbet: Sohbet (chat/çet), İnternet’in yaygın kullanılan özelliklerinden birisidir. İnternet’te sohbet ederken güvende olabilmesi için anne baba çocuğunu şu hususlarda mutlaka uyarmalıdır:
• İnternet ortamında sadece tanıdığı kişilerle sohbet etmesi ve iletişim kurması,
• Tanımadığı kişilerin İnternet’ten yaptığı arkadaşlık ya da yüz yüze görüşme tekliflerini kabul etmemesi,
• Tanımadığı biri kendisini arkadaş listesine eklediğinde onu hemen engellemesi,
• Profil sayfasında kendisini tanıtan çok fazla bilgiye yer vermemesi,
• Profil sayfasına kendisi ve ailesine ait resim ve videolar koymaması.

Elektronik Posta: ePosta ile güvenli haberleşme konusunda ebeveynlerin çocuklarını uyarabilecekleri bazı temel hususlar şunlardır:
• eposta şifresinin anne baba dışında kimseyle paylaşılmaması,
• İstenmeyen epostaları önlemek için İnternet’te bilmediği sitelere kayıt ve üye olmaması,
• “Spam” denen zararlı epostaları kabul etmemesi ve hiç okumadan silmesi,
• Arkadaşlarının eposta adreslerini kimseyle paylaşmaması,
• Birden çok kişiye aynı maili gönderirken adresleri “gizli” veya “bcc” başlıklı bölüme yazması.

Taşınabilir Bilgi İletişim Teknolojileri ve Çocuk

Taşınabilir bilgi iletişim araçlarının müzik ve video oynatıcıları, itap taşıyıcıları gibi birçok türü vardır. Çocuklar iletişim kurma, müzik dinleme, oyun oynama, televizyon izleme, İnternet’e bağlanma gibi birçok işlevi aynı ortamdan gerçekleştirdikleri cep telefonunu daha yoğun kullanmaktadırlar. Ancak başta cep telefonu olmak üzere taşınabilir bilgi iletişim teknolojileri de televizyon ve İnternet’le bağlantılı olarak ortaya çıkan olumsuz etkilere sahiptir. Taşınabilir bilgi iletişim teknolojilerinin birçoğunun radyasyon yayması dolayısıyla kanser olma riskini arttırmak, davranış bozuklukları ile görme ve işitme bozukluklarına sebep olmak, kalp ritmini düzensiz hâle getirmek gibi sağlık açısından endişe verici etkileri de vardır. Ayrıca televizyon ve İnternet için söz konusu olan güvenlik problemlerine taşınabilir bilgi iletişim araçları da aynıyla sahiptir. Özellikle zaman ve mekâna bağımlı olmayan kullanım ebeveynin gözetim ve denetimini neredeyse imkânsız hâle getirmektedir.

Taşınabilir bilgi iletişim teknolojilerinin kullanımında en temelde dört ilke benimsenmelidir: İhtiyaç eksenli kullanım, denetimli serbestlik, başta hat ücreti ve zaman konularında olmak üzere israfa varmayan bir sınır içinde kalmak ve güvenlik ilkelerine riayet. Takibi ve denetimi en zor medya türü olan taşınabilir bilgi iletişim teknolojilerinin kullanımı ile ilgili olarak ebeveynin dikkat edebilecekleri bu dört ilkenin açılımı mahiyetinde şunlar söylenebilir:

• Taşınabilir bilgi iletişim teknolojileri okul öncesi yaşlardaki çocuklara kullandırılmamalıdır. İleri yaşlarda ise çocuğa cep telefonu kullanma yasağı koyulmamalı, kullanım konusunda imkânlar çerçevesinde makul sınırlar belirlenmelidir. Zira böyle bir yasaklama onu birtakım sorunları gizleyerek cep telefonuyla ilişki kurmaya ve sürdürmeye itebilir.

• Açık seçik kurallar kararlaştırılmalı ve cep telefonu kullanımında makul çerçevenin ne olduğuna çocuk ve ebeveyn birlikte karar vermelidir.

• Çocuk için bir cep telefonu alma kararı verildiğinde onunla telefon konuşmalarının, mesajların ve İnternet kullanımının masrafları konuşulmalıdır. Çocuğa ya sınırları belirlenmiş bir kontörlü hat alınmalı ya da kullanabileceği sabit bir tutar kararlaştırılmalıdır.

• Cep telefonu alırken çocuklar için üretilen modeller tercih edilmelidir. Bu tür cep telefonlarının fonksiyonları genellikle sınırlıdır ve böylece daha az tehlike barındırırlar.

• Taşınabilir bilgi iletişim teknolojileri üzerinden İnternet kullanılırken koruyucu programlar, virüs programları ve özellikle de çocuklar için geliştirilen takip-koruma yazılımları edinilmelidir.

• Toplu ulaşım araçları, okul, misafirlik vb. ortamlarda insani ilişkileri zedeleyici, saygı sınırlarını zorlayıcı kullanımlardan kaçınılması gerektiği çocuklara benimsetilmelidir. Ayrıca sınav, sinema, ibadet vb. toplu bulunulan ve insanların dikkatlerinin çekilmesinin uygun olmadığı durumlarda cep telefonunu kapalı ya da sessiz konumda tutması gerektiği çocuğa öğretilmelidir.

• Medyasız alan ve zamanlar belirlenmeli ve çocuklarla bu zamanlar ve alanlar içinde taşınabilir bilgi iletişim teknolojilerinden uzak kalınması hususunda anlaşma sağlanmalıdır.

• Sınırsız ve denetimsiz şekilde kişisel mekânlarda kullanılabilir olmasına rağmen her türlü elektronik araç üzerinde görüşme, yazışma veya işlemin takip edilebileceği ve izlenme imkânın her zaman olabileceği çocuklara hatırlatılmalıdır.

• Cep telefonlarında bulunan oyunlar, resim, video çekme/oynatma özellikleri, değişik zil melodileri cep telefonlarını çok eğlenceli yapsa da cep telefonları çocuklar için tasarlanmış oyuncaklar değildir. Bu açıdan denetimli ve sınırlı durumlarda kullanılması gerektiği çocuklara anlatılmalıdır.

• Çocuk arkadaşlarının ya da kendisinin kişisel bilgilerini sadece doğrudan tanıdığı arkadaşlarıyla ve aile üyeleriyle paylaşması, başka kişilere bunları vermemesi konusunda uyarılmalıdır.

• Rahatsız oldukları bir şey olduğunda, korkutucu mesajlar veya bilinmeyen çağrılar aldıklarında bunları anne babalarına bildirmelerinin gerekliliği çocuklara anlatılmalıdır. Bu noktada anne baba ile açık iletişim ve paylaşımın önemli bir koruyuculuk sağlayacağı hatırda tutulmalıdır.

• Kişilerin özel anları ve hayatlarına dair izinsiz çekilmiş görüntüler ile şiddet ve cinsel içerikli videolar konusunda çocuklarla konuşulmalı, kişilerin özel hayatlarını onların izni ve haberi olmadan ihlal etmenin, kayıt alıp başkalarıyla paylaşmanın ahlaken doğru olmadığı ve kanunen de suç olduğu anlatılmalıdır.

• Çocuğun cep telefonu yoluyla rahatsız edilmesi ya da tehdit edilmesi durumunda aile, failin belirlenmesi için cumhuriyet savcılığına başvuruda bulunmalıdır.

Medyanın Zararlı İçeriğinden Çocukları Koruyucu Yedi Adım

Çocukları zararlı medya içeriklerinden korunmanın en önemli yolu sıkı kurallar koymak ve bu kuralların uygulanmasını sıkı bir biçimde takip etmektir. Her adımı hemen uygulamaya koymak zor olabilir ancak yapabildiklerinizden başlayarak tedricen her birini uygulamaya çalışın.

Medyayı çocuğunuzun yaşını göz önünde bulundurarak kullanın!
2 yaşa kadar çocuklar ekranın her türünden tamamen uzak tutulmalıdırlar. 3–7 yaş arası çocuklar bir veya iki saatten fazla elektronik medya kullanmamalıdırlar.

Medyaya ayırdığınız vakitten yarım saat kısın!
Çocuklarınıza daha fazla zaman ayırın. Çocuklarınızla konuşun veya oyun oynayın. Onlara bir şeyler okumak mükemmel bir şey. Sadece hafıza becerilerinin gelişmesiyle yetinmeyin. Hayal güçlerinin ve düşünme becerilerinin de gelişmesine yardımcı olun.

Medyasız mekânlar ve zamanlar belirleyin!
Evde medyasız noktalar belirleyin ve medyanın tamamen kullanım dışı olduğu zamanlar ayarlayın. Örneğin akşam yemeği vakti, okula gitmeden önceki zaman gibi.

Medyanın evinizdeki değerler sisteminizi ve düzeninizi bozmasına izin vermeyin!
Değerlerinizi müzakere edilebilir, konuşulabilir olmaktan çıkarın. Koyduğunuz kuralların bozulmasına izin vermeyin.

Medyayı birlikte kullanın!
Çocuklarınızla medya izleyin, dinleyin, web sitelerini birlikte dolaşın, birlikte oyun oynayın. Bu, medyanın mesajlarını ve içeriğini tartışmanıza imkân sağlayacaktır.

Medyayı yatak odalarından çıkarın!
Tüm elektronik medyayı kendinizin ve çocuğunuzun yatak odasından kapı dışarı edin. Herkesin görebileceği bir odaya yerleştirin. Gözünüz üzerinde olsun.

Medyayı kısa sürelerle kullanın!
Uzun süre medya kullanımına son verin. Farklı aktiviteler bulun. Örneğin yeni bir şeyler öğreneceğiniz, becerilerinizi geliştireceğiniz bir kursa yazılın. Elektronik aygıtların hepsini kapatın ve çocuklarınızla dışarı çıkın. Karda oynayın, yağmurda yürüyün, deniz kenarına inin, dağlara tırmanın, dalından meyve toplayın.

Çocuklarınıza Yönelteceğiniz Öneriler

Unutma! İnternet’te bulduğun, okuduğun bilgi ve haberlerin hepsi doğru değildir!

Dikkatli ol! Kötü niyetli kişiler şifreni, kişisel bilgilerini (adını soyadını, cep veya ev telefonunu, ev adresini, okulunun adını, ailevi bilgilerini) çalabilir.

Kimseye güvenme! Kişisel bilgilerini isteyen bir eposta alırsan bunu kesinlikle cevaplama!

İzin al! Anne babandan izin almadan ya da onlar yanında olmadan İnternet üzerinden asla alışveriş yapma.

Zamanı iyi seç! İnternet’te çok uzun sürelerle zaman geçirme.

Geç kalma! Çok geç saatlere kadar İnternet kullanma.

Paylaşma! Tanımadığın kişilerle hiçbir paylaşımda bulunma.

Dikkate alma! “Bu mesajı 10 kişiye gönderirsen şans kapını çalacak.” gibi epostaları dikkate alma ve başkalarına da iletme, hemen sil.

Site içeriklerine dikkat et! Her web sitesi güvenilir değildir. Seni üzecek, korkutacak ya da hoş olmayan görüntü ve resimler karşına çıkabilir.

Dosya indirmeye meraklı olma! İndirdiğin dosyaların birçoğunda bilgisayarına zarar verebilecek virüs, solucan veya Truva atı gibi programlar olabilir.

Danış! Bilmediğin herhangi bir şeyle karşılaştığında harekete geçmeden önce anne babana mutlaka danış.

Haberdar et! Şüphelendiğin herhangi bir durum olduğunda anne babanı mutlaka bilgilendir.

Kaynak: Hediyetullah AYDENİZ – Bilinçli Medya Kullanımı

Bir yanıt yazın