Soy bağı, bir kimsenin geldiği soy ile ilişkisini, kan ve hısımlık bağını ifade eder. Kişinin anne babasıyla, onların anne babaları, kardeşleri, büyükanne ve büyükbabaları derken yukarıya doğru giden bu silsiledeki tüm kişilerle olan ilişkisi, soy bağı ya da nesep olarak adlandırılır. Ancak hukuk sistemimiz soy bağını dar anlamı ile ele almakta, bir kimsenin sadece anne babası ile bağı konusunda düzenlemeler getirmektedir.
Çocuğun Annesi Babası Kim?
Çocuğu doğuran kadın ile çocuk arasındaki soy bağı doğumla kurulmuş olur. Aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi durumunda çocuğun baba ile soy bağı kurulur:
• Baba, çocuğun annesi ile evli ise veya sonradan evlenmişse,
• Baba, çocuğun babası olduğunu kabul ediyorsa,
• Çocuğun babasının kim olduğu konusunda hâkim kararı varsa,
• Çocuk evlat edinilmiş ise.
Babalık Karinesi
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Çocuk, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğmuş ve ana da bu arada yeniden evlenmiş olursa ikinci evlilikteki koca baba sayılır. Bu karine çürütülürse ilk evlilikteki koca baba sayılır.
Soy Bağının Reddi
Çocuk evlilik içinde veya evlilik sona erdikten sonraki üç yüz gün içinde doğmuş olmasına rağmen koca, soy bağının reddi davası açabilir. Çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse çocuğun kendisinden olmadığını iddia eden koca, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
Bu dava;
• kocanın baba olmadığını öğrendiği,
• annenin gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği veya
• çocuğun doğduğu tarihten itibaren bir yıl içinde ve her hâlükârda çocuk beş yaşını aşmadan açılmalıdır.
Soy bağına ilişkin davalarda, hâkim maddi olguları kendiliğinden araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Bunun yanında, taraflar ve üçüncü kişiler, soy bağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike oluşturmayacak araştırma ve incelemelere rıza göstermek zorundadırlar. Hâkim davalının rıza göstermemesi hâlinde, araştırma ve incelemeden beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabilir.
Babalığın Kabulü: Tanıma
Evlilik dışında doğan çocuğun, babası ile soy bağının oluşturulması için babanın “çocuğun babası” olduğunu kabul etmesi gerekir. Bu durum hukuk dilinde tanıma diye ifade edilir. Bunun için baba, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı olarak başvurmalıdır. Bazı hâllerde babanın resmî bir senet metninde veya düzenlediği vasiyetnamesinde çocuğun babası olduğunu beyan etmesi de tanıma sayılır. Beyanda bulunulan nüfus memuru, mahkeme, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim, tanıma beyanını, babanın ve çocuğun kayıtlı oldukları nüfus memurluklarına bildirir ve böylece tanıma işlemi tamamlanmış olur.
Tanıma beyanında bulunan kişi küçük veya kısıtlı ise tanıma işleminin geçerli olması veli veya vasisinin rızasına bağlıdır. Ayrıca herhangi bir erkekle soy bağı bulunan bir çocuk, mevcut soy bağı geçersiz kılınmadıkça başkası tarafından tanınamaz.
Tanımanın İptali
Tanıma işlemi yapan erkek daha sonradan yanıldığını, aldatıldığını veya korkutulduğunu ileri sürerek vazgeçebilir. Bu durumda kişinin, çocuk ve annesine karşı tanımanın iptali davası açması gereklidir. Ayrıca anne, çocuk, çocuğun ölümü hâlinde alt soyu, cumhuriyet savcısı, hazine veya diğer ilgililer de tanıma işleminin iptalini talep edebilirler. Bu davayı açan kişi, çocuğu tanıyan erkeğin baba olmadığını kanıtlamakla yükümlüdür.
Tanıyan erkek, tanımanın iptalini gerekli kılan sebebi öğrendiği veya korkunun etkisinin kalktığı tarihten itibaren bir yıl içinde dava açmak zorundadır. Aksi hâlde dava açma hakkını kaybeder. Davayı başka bir kişi açıyorsa aynı şekilde tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açmak zorundadır Her hâlükârda tanıma işleminin üzerinden beş yıl geçtiğinde tanımanın iptali davası açma hakkı sona ermektedir.
Babalık Davası
Evlilik dışında doğmuş çocuk veya annesi, babanın belirlenmesini isteyebilir, bunun için dava açabilir.
Bir erkeğin, çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında, çocuğun annesi ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, o erkeğin çocuğun babası olduğuna dair karinedir. Yine bu sürelerle bağlı olmaksızın, bu sürelerin dışında fiilî gebe kalma döneminde erkeğin, çocuğun annesi ile cinsel ilişkide bulunmuş olduğunun tespiti hâlinde, çocuğun babası olduğu kabul edilir. Ayrıca erkeğin çocuğun babası olup olmadığı Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen DNA testleri ile yüzde yüze çok yakın oranda tespit edilebilmektedir. Bu testlerin yanında tanık ifadeleri de babalık davasında kanıt olarak sunulabilir. Ancak erkek, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya başka bir erkeğin baba olduğunu kanıtlarsa babalık karinesi çürütülmüş olur
Çocuk bir yaşını doldurduğunda annenin babalık davası açma hakkı sona erer. Çocuğun ise 18 yaşından itibaren bir yıl süre ile babalık davası açma hakkı vardır. Çocuk ergin olmadan kendisine bir kayyum atanmış ise kayyum, göreve getirildiğini öğrenmesinden itibaren bir yıl içinde babalık davası açabilir. Yine aynı şekilde çocuk ile başka bir erkek arasında soy bağı var ise bu soy bağının ortadan kalkmasından itibaren bir yıl geçtiğinde babalık davası açma hakkı düşer.
Babalık davası
açan anne, babanın belirlenmesinin yanında şunların karşılanmasını isteyebilir:
• Doğum giderleri
• Doğumdan önceki ve sonraki altı haftalık süre içindeki geçim giderleri
• Gebelik veya doğumun gerektirdiği diğer giderler
Soy Bağının Kurulmasının Sonuçları
Soy bağı nedeniyle edinilen bazı hak ve yükümlülükler bulunmaktadır:
Soyadı: Evlilik içinde doğmuş bir çocuk ailenin soyadını, evlilik dışında doğmuş bir çocuk ise annesinin soyadını taşır. Ancak babalık davası açılmış ve kazanılmış ise veya tanıma yolu ile çocuğun babası belli ise çocuk babanın soyadını alır.
Yardımlaşma: Anne, baba ve çocuk, ailenin huzur ve bütünlüğünün gerektirdiği şekilde birbirlerine yardım etmek, saygı ve anlayış içinde birlikte yaşamak ve aile onurunu korumakla yükümlüdürler.
İhtiyaçların karşılanması, nafaka: Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli tüm giderler anne ve babası tarafından karşılanır. Anne babanın çocuğa bakım yükümlülükleri, çocuk ergin oluncaya, yani on sekiz yaşını dolduruncaya kadar devam eder. Çocuk ergin olmakla birlikte hâlen eğitimi devam ediyorsa bu durumda, anne babanın bakım yükümlülüğü de devam eder. Bakım yükümlülüğünü yerine getirmeyen anne veya babaya karşı çocuğa fiilen bakan anne veya baba, çocuğun vasisi veya kayyumu çocuk için nafaka davası açabilir. Mahkeme tarafından çocuğun ihtiyaçları, anne babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri araştırılarak her ay peşin ödenmek üzere nafakaya karar verilir.
Miras: Soy bağı ile bir kadın ve erkeğe bağlanan çocuk, bu kişilerin mirasçısı olur. Çocuğun evlilik içinde doğmuş olması gerekli değildir. Evlilik dışında doğmuş olmakla birlikte babası tarafından tanınan veya babalık davası sonucunda babasının kim olduğuna karar verilen kişi de mirasçı sıfatını taşır.
Kaynak: Mehmet Bülent DENİZ – Aile Hukuku
