Ergenlik Döneminde Madde Bağımlılığı Riskleri

Bağımlılık

Aileler için ergenlik döneminde madde kullanım süreçlerine ilişkin bilgilenme önemlidir. Bu yazıda; Ergenlik döneminde madde kullanım süreçleri, Madde kullanımı ve bağımlılık, Aileleri neler bekliyor? Ne yapmalılar? konularında bilgi verilmektedir.

Ergenlik ve Madde Kullanımı

Ergenlik bireyin çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı dönemdir. Ergenlik süreci değişim demektir. Değişim bir durumdan ötekine geçiş ile eski alışkanlıklardan sıyrılıp yeni koşullara uyma zorunluluğunu getirdiğinden, kendine göre bir zorluk taşımakta, dolayısıyla bir kriz ya da bunalım dönemi olarak adlandırılabilmektedir. Ergenler kendi kimliklerini oluşturmak ve bağımsız bireyler olmak için pek çok davranış ve tutum denerler. Bu onların sadece ebeveynlerinden bağımsız olmak için değil, aynı zamanda özerk birer birey, yani yetişkin olmak için yaptıkları girişimlerdir. Artık ailesinden bağımsız, yaşıtları ile birlikte hayatı yaşayacaktır. Her türlü riskli davranış bu dönemde gözlenebilir. Uyuşturucu madde kullanımı da bu dönemde ergenlerin denemiş oldukları davranış değişikliklerinden sadece birisidir. Ergenler için uyuşturucu madde kullanımı bu yeni dönemdeki özerkliğin sembolü olabilir.

Ergenlerde madde kullanımının zaman içerisinde arttığı ve günümüz gençliği için büyük bir sorun olduğu değerlendirilmektedir. ABD’de 12-17 yaşlarındaki gençlerin yaklaşık olarak dörtte birinin yasadışı ilaç kullandığı, 17 yaşındaki ergenlerin üçte birinin sigara içtiği, 13 yaşındaki erkeklerin üçte birinin, kızlarınsa dörtte birinin alkol kullanımını denediği bilinmektedir. Bu alanda Türkiye’de yapılmış çok fazla çalışma olmamasına rağmen Türkiye’de madde, alkol ve tütün kullanımının erken yaşlardan itibaren başladığı bilinmektedir.

Siz sigara kullanıyor musunuz? Alışkanlıklarını sorgulayınız. Eğer sigara kullanıyorsanız kaç yaşında sigara içmeye başladınız? İlk kimin farkettiğini, nasıl tepki verdiğini sorgulayınız.

Madde Kullanımı ve Bağımlılık Süreci

Yapılan çalışmalarda, ergenlerde alkol ve madde kullanımının ergenlik döneminden itibaren genellikle düzenli bir seyir izlediği değerlendirilmektedir. Bu bulgulara göre ergenler önce alkol ve sigara gibi yasal maddeleri denemekte, alkolde bira ve şarabı, rakı ve viski gibi daha sert içkiler izlemekte, alkol kullanımını ise esrar ve daha sonra diğer yasadışı maddelerin kullanımı izlemektedir. Bu süreç cinsiyet ve ergenin içinde bulunduğu kültüre göre farklılık gösterebilmektedir. Ergenlik döneminde uyuşturucu madde kullanımı yetişkinlik dönemine göre daha yaygın olarak gözlenmektedir. Ergenlerin temel düşünceleri ‘Bana bir şey olmaz’ düşüncesi olduğundan dolayı uyuşturucu maddeleri çok daha kolay deneyebilmekte ve uyuşturucu madde kullanmanın zararlarını fazla bilmemektedirler. Bu sebeple birçok riskli denemeleri olmaktadır. Öncelikle en kolay ulaşılan sigara kullanımı, daha sonra ise alkol kullanımı başlamaktadır. Sigara ve alkolü geçiş maddesi olarak değerlendirmek gerekiyor. Sigara kullanmaya başlayan bir ergende risk faktörleri varsa, uyuşturucu madde kullanımı küçük bir olasılık değildir. Sigara ya da alkol kullanan ergenlerin sigara içmeyenlere göre esrar kullanımı açısından 65 kat fazla risk taşıdığı ortaya konmuştur. Esrar kullanmış bir kişinin kokain kullanma riski esrarı denemeyenlere göre 104 kat fazla bulunmuştur. Bu noktada birçok farklı açıklama yapılabilmektedir. Sigara ya da alkol kullanan ergenlerin bu tür maddelerin daha az tehlikeli olduğunu düşünmeleri, diğer maddeleri deneme ihtimalini arttırır.

Klinik olarak ise önce deneme, sonra düzenli kullanma, günlük kullanım ve bağımlılık şeklinde bir seyir izlenmektedir. Deneme sürecinde ergen maddenin etkisi ile oluşan duygudurum değişikliklerinin farkına varmaktadır. Düzenli kullanmaya başladığı dönemde aslında bir anlamda madde kullandığı zaman ortaya çıkan duygudurum değişikliğini aramaktadır. Günlük kullanımda ise duygudurum değişiklikleri ile uğraşmak tüm zamanını almaktadır. Bağımlılıkta ise yoksunluk bulgularını gidermek ve kendisini normal hissedebilmek amacıyla madde kullanmaktadır.

Madde kullanımı ve bağımlılığın 4 farklı seyir sürecini izlediği değerlendirilmektedir. Ergenlerin kendilerini araştırmak ve sınamak için “deneysel kullanım”, aile ve arkadaşları tarafından kabul görmek amacıyla “sosyal kullanım”, yalnızlık, yabancılaşma, boşluk ve diğer sorunlarından kaçmak için “karakterolojik ya da operasyonel kullanım” şeklindedir. İlk evre olan deneysel kullanım sürecinde ergen kimyasal bir madde kullanmış olma sonucunda yaşadığı duygusal dalgalanmaya odaklanır. Bu evre genellikle ilk alkol denenmesi ve etkilerinin merak edilmesidir. Bu evre maddeleri deneme ve araştırma evresidir. Genellikle bir madde 4-5 kezden fazla kullanılmaz. Bedensel etkilerin araştırılması ve söylendiği kadar korkutucu olmadığının kanıtlanması ve denetim altına alınması sağlanır. Bu aşama 2. evreye geçişi sağlamaktadır. 2. evrede ise madde kullanımı ile elde edilmiş olan duygusal değişikliklerin devamı için madde kullanımı devam ettirilir. Bu evre sosyal içicilik olarak tanımlanan evredir. Bu evreden sonra her zaman 3. evreye geçiş olmasa da bir çok riski taşımaktadır. 3. evre ise madde kötüye kullanımının geliştiği evredir. Bu evreden sonra bağımlılık gelmektedir. Bu evrede anksiyeteden kurtulmak için ya da yalnızca eğlenmek için madde kullanılır. Bu evrede bir kısım ergen güzel duyguları devam ettirmek için hedonistic olarak kullanır, diğer bir kısım ergen de kötü duygulardan kaçınmak için telafi edici olarak kullanırlar. 4. evre ise artık bağımlılık evresidir. Bağımlıların büyük çoğunluğu kontrol edebileceği inancı ile madde kullanmaya başlar. Hiçbir zaman bağımlı olabileceğini düşünmez. Amaç ara sıra kullanmaktır. Ancak sonuçta kişi bağımlı hale gelir. Çünkü, bağımlılık madde kullanımının kaçınılmaz sonucudur. Kişi bağımlı olduğunun farkına varamaz.

Ergenin madde kullanımı erişkinlikte 3 ayrı şekilde sürebilmektedir. Aynı dozda ve düzende madde kullanımı devam edebilir, madde kullanımı azalıp kesilebilir ya da kullanılan miktar giderek artarak farklı maddelere geçiş gözlenebilir.

Madde kullanımı ile madde bağımlılığının farkı nedir?

Bağımlılık bir maddenin amacı dışında ve o maddeye karşı gelişen tolerans sonucu, gittikçe artan miktarlarda alınması, kişinin yaşamında sorunlara neden olmasına rağmen kullanımının sürdürülmesi ve madde alımı azaltıldığında ya da bırakıldığında yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması ile giden bir tablodur. Bağımlılık tanı kriterleri; maddeyi kontrol etmekte güçlük çekme, kullanmadığı zamanlar bazı sıkıntılar yaşaması, giderek kullandığı madde miktarını artırması, zarar görmesine rağmen kişinin madde kullanmaya devam etmesi, zamanın çoğunu alkol/ madde kullanarak geçirme, eş/iş/aile/okul yaşamı gibi etkinliklere zaman ayırmakta azalma, sık sık başarısız bırakma girişiminin olmasıdır.

Bağımlılığın davranışsal ve fiziksel olmak üzere iki yönü vardır. Uyuşturucu maddelere duyulan bağımlılık başlangıçta psikolojiktir. Yani alıştığı maddeyi almadığı zaman kendisini oyalayacak bir şeyler bulduğu ya da kendisini o maddeyi almaya iten psikolojik sorunların üstesinden geldiği zaman geçici bir sıkıntı dönemi yaşamakla beraber çok fazla sıkıntı yaşamadan süreci atlatabilir. Fiziksel bağımlılık ise tekrarlayan madde kullanım dönemlerinin fiziksel etkilerini içerir. İster madde, ister kumar, çalma ya da yeme bağımlılığı olsun; tüm bağımlılıkların ortak nörokimyasal ve anatomik yönleri vardır. Beyinde ödül merkezinin uyarılması, nörotransmitter denilen bazı beyin uyarımı yapan öz maddelerin seviyelerindeki değişimler bağımlılığın gelişimindeki ana yollar olarak bilinmektedir.

Madde Kullanımına Yatkınlık

Ergenlerde madde kullanma riski yüksektir. Kişilik bozukluğu, zayıf kişilik, iradesizlik madde kullanımına yatkınlık sebepleri değildir. Elbette bazı ortak özellikler bulunmaktadır. Ailesel özellikler, çevresel ve sosyoekonomik faktörler, davranış sorunları, olumsuz ergenlik deneyimleri gibi ana konular olarak etki yapmaktadır. Bunlar mutlak etkili faktörler değildir. Sadece madde kullanma riskini arttırmaktadırlar.

Ailesel Özellikler; ailede madde kullanımı, psikiyatrik sağlık sorunu olan aile üyeleri, geniş ve kalabalık aileler, aile içi stresin fazla olması, aile içi şiddet, parçalanmış aileler, ebeveynlerden birisinin kaybı, baskıcı ya da aşırı koruyucu/kollayıcı aile, idealize edilen bir ebeveynin olmaması gibi faktörler.

Çevresel Faktörler; gelir durumu, uygunsuz barınma ve sağlık koşulları, işi olmamak, madde kullanımının yüksek olduğu muhitlerde yaşamak gibi faktörler.

Davranış Sorunları; duygularını ifade etmede güçlük, aşırı duyarlılık, stres ile başa çıkmada yetersizlik, ilişki kurmakta güçlük, özgüven düşüklüğü, isyankarlık, otoriteye tahammülsüzlük, dürtüsellik, kendini kontrol edememe, okul başarısızlığı, saldırgan davranışlarda bulunma, içe dönüklük, suç işlemeye yatkınlık, psikiyatrik sorunlar. Olumsuz Ergenlik Deneyimleri; özgüven eksikliği, başarısızlık duyguları, umutsuzluk, aile bireyleri ile kötü ilişkiler, değer görmeme.

Ergenler Neden Uyuşturucu Madde Kullanır?

Ergenlerin madde denemeleri bir çok farklı nedene bağlı olabilir:

1. Merak: “Ergenler en sık olarak maddenin yaratacağı etkiyi merak ettikleri için madde kullanmaya başlamaktadırlar. Bu nedenle özendirici konuşmalar, davranışlar ve kişilerden mümkün olduğunca kaçınmak gereklidir.”
Örnek Öykü: “Bağımlı olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Ama bağımlı oldum sonuçta. Ara sıra kullanabilirim düşüncesi çok yanlışmış… Bağımlı olduğumu anladığım zaman, bundan kurtulmak için ne kadar geç kaldığımı farkettim. Siz de denemeye kalkmayın. Deneyenlerden öğrenmek, size geleceğinizi ve yaşamınızı kazandırır.”

2. Arkadaş Baskısı: Ergenlik sürecinde madde kullanımına başlamanın en sık görülen ikinci nedeni arkadaş baskısıdır. Arkadaş ortamında yapılan ısrarlara dayanılamayabilir. Arkadaş grubu tarafından dışlanmak ve arkadaşlarından farklı olmak korkusuna merak da eklenince kullanım kaçınılmaz olmaktadır. Bu seviyede en kritik nokta kişinin “hayır” diyebilmesi olacaktır. Gençlerin büyük çoğunluğu ilk olarak denedikleri uyuşturucu maddenin kendisinden yaşça büyük ya da kendi yaşlarında bir arkadaş tarafından verildiğini veya bir grup arkadaş tarafından paylaşıldığını belirtmektedir.

3. Kişisel Yatkınlık: Alışılmış kurallara başkaldıran, duygusal olarak dalgalı olan ve çabuk parlayan ergenler çevrelerine uyum sağlamakta zorluk çekerler. Denemeye ve yeniliğe duydukları merak nedeni ile maddeye başlayabilirler.

4. Sorunlarıyla Baş Etme Yöntemi Olarak: Günlük hayatın içerisinde sorunu olmayan, stres yaşamayan, kısacası hayatı güllük gülistanlık olan ergen yoktur. Sorunlarının içerisinde kendisini çaresiz hissettiği anda ergenlerin madde kullanım riski artmaktadır. Ergenler sorunlarını çözmek için başka bir yol kalmadığına inanır ve çözüm yolu olarak madde kullanmayı seçerler. Bu noktada gençlere sorunlarla başa çıkma yöntemlerinin öğretilmesi gereklidir. Sorunlar ortaya çıktığında ‘ergen’ olan çocuğunuzun da fikrini almak, onunla çözüm yolları üzerine tartışmak sorunların paylaşılması gerektiği duygusunun açığa çıkmasına sebep olabilir.

5. Kendini Kanıtlamak, Farklı Görünmek İçin: Ergenler kendini kanıtlamak için madde kullanımına yönelmektedir. Yapılan çalışmalarda bu durum açıkça gösterilmektedir. Madde kullanarak farklı ve değişik gözükmek, beğeni toplamak amaçlanmaktadır.

Madde Kullanımından Uzak Tutacak Faktörler ve Alınacak Önlemler Nelerdir?

Madde kullanımı için bir çok risk faktörü varken, ergenleri madde kullanımından uzak tutacak bir çok farklı etmen bulunmaktadır. Araştırmalarda madde ve alkol bağımlılığından koruyucu etkenler olarak; Güçlü ve pozitif aile bağları, ebeveynlerin çocuklarının arkadaşları ve neler yaptıklarından haberdar olması, aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması, ebeveynlerin çocuklarının yaşamlarına ilgili olmaları, okulda başarılı olma, 0kul, kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bir bağ, uyuşturucu kullanımı ile ilgili doğru bilgilenme yapılması olarak gösterilmektedir. Madde kullanımından uzak tutacak koruyucu faktörler çevresel, ailesel ve kişisel faktörler olarak değerlendirilmektedir.

Çevresel Faktörler: Düşük işsizlik oranları, Orta-Üst sosyoekonomik seviye, İyi komşuluk/akran ilişkileri, İyi eğitim ve öğrenim, Düşük suç oranı.

Ailesel Faktörler: Sağlıklı aile ortam, Öğrenmeyi destekleyen ebeveynler, Stresli yaşam olaylarının az olması, Aile gelir düzeyinin iyi olması, Akraba ilişkilerinin iyi olması.

Kişilik Özellikleri: Uyumlu ve sakin kişilik özellikleri, Sağlıklı beklentiler, Kendi kendine yeterlilik, İç kontrol mekanizmalarının yeterliliği, Sorun çözme yetilerine sahip olma gibi faktörler bulunmaktadır.

Madde Kullanmaya Başlayınca Neler Değişir?

Uyuşturucu madde kullanmaya başlayan gençlerde ilk gözlenen değişiklik çevrelerinde yapmış oldukları değişikliklerdir. Eski arkadaşlıkların yerini yeni arkadaşlar alır. Çünkü eski arkadaşları ile birlikte iken madde kullanması için fırsat yoktur ve madde daha zor bulunacaktır. Genellikle okul içerisinde maddeyi rahatlıkla bulabileceği kişilerle arkadaşlık etmeye başlar. Duygusal olarak değişkendir. Kimi zaman neşeli, kimi zaman öfkeli ve huzursuz olabilir. Daha önce okulda çok iyi başarı gösteren bir öğrenci iken başarısı düşük bir öğrenci haline gelmiş olabilir. Okula devamsızlık başlar. Genelde ailenin bu durumdan haberi olmaz. Genellikle arkadaşları ile birlikte dışarıda zaman geçirmeye başlar. Evde iken tek başına kalmaya başlamıştır. Odasının kapısını kilitleyip hiç dışarı çıkmak istemez. Aile ile olan ilişkilerini mümkün olduğunca kısıtlı tutmaya başlar, evde daha az zaman geçirmek ister. Çünkü evde kaldığı zamanda ailesi ile çatışması olacaktır ve madde ya da sigara kullanamayacaktır. Her zamankinden fazla para harcamaya başlar. Kendine olan bakımı azalmıştır. Sinirlilik, gerginlik ve kişiler arası ilişkilerde sorunlar yaşanmaya başlar. Dalgınlık ve dikkatsizlik artar.

Aileleri Neler Bekliyor?

Madde kullanan çoğu gençte ergenlik ya da yetişkinlik döneminde madde kullanım bozukluğu gelişmemektedir. Genel olarak madde kullanımı geç ergenlik ve erken yetişkinlikte en yüksek düzeye ulaşmakta, eğitim, meslek edinme çabaları, evlilik ya da ebeveynliğe karar vermeyle azalmaktadır.

Genel toplum çalışmaları, maddeyi ilk kez kullanımda, gençlerin yetişkinlere göre bu denemelerinin bağımlılık ya da kötüye kullanıma dönme potansiyelinin daha fazla olduğunu göstermektedir. Ancak maddeyle karşılaşma her dönemde risk oluşturmakta, bu risk daha önce maddeyi deneyerek bırakanlarda daha da artmaktadır.

Madde kullanımı aslında yıllardır var olan yaygın bir davranış biçimidir. Uygun olmayan bir davranış biçiminin zaman içerisinde toplum tarafından dışlanması, ortak yönleri madde kullanmak olan bu gençlerin bir arada zaman geçirmesine sebep olur ve sonuç olarak bu grup kendi içerisinde yeni bir kültür yaratmış olur. Madde alt kültürü denilen bu yeni yapının oluşması, doğal olarak madde kullanımının yasaklanması sonucu grubun kendi içine kapanmasına sebep olacak ve madde kullanımı giderek artacaktır. Bu gruba dahil olan kişi ilk katıldığında hiç madde kullanmamış bir kişi olabilir. Çevresi ve ailesi tarafından farkedilmez ise bu alt kültürün arasına girerek kendi çevresinden uzaklaşacak ve alışılagelmiş davranış biçimleri değişmeye başlayacak, içine dahil olmuş olduğu grup özelliklerini sergileyecektir. Müzik zevkleri bile değişebilir. Dahil olduğu grubun dinlemiş olduğu, arabesk, rock, rap, hip hop gibi müzikleri dinlemeye başlayabilir. Suç işlemekten çekinmeyen bireyler haline gelebilirler. Toplum kuralları ergenin hayatını kısıtlarken ya da onu damgalarken o da düzenin kurallarına karşı savaşmaktadır. Ailelere bu noktada çok önemli görevler düşmektedir. Çocuklarının değişmeye ve içe kapanmaya farkettikleri an madde kullanımı açısından en riskli dönemdir. Bu dönemde amaçsızlık, inançsızlık, umutsuzluk, karamsarlık gibi depresif belirtiler gözlenebilmektedir. Bir ergenin kendine zarar verme riskinin en yüksek olduğu dönemdir.

Çocuğu Madde Bağımlısı Olan Aileler Ne Yapmalı?

Son günlerde çocuğunuzda değişen birçok davranış değişikliği mevcut. Uyuşturucu madde kullanımından şüpheleniyorsunuz. Çocuğunuz gerçekten madde kullandı mı? Haksız yere suçlamamak, süreci dikkatli değerlendirmek gerekir. Madde kullanan ergenler hakkında bilgi edinmeye çalışın, çevrenize sorun, gerekirse sağlık kuruluşlarına danışın. Öğretmenleri, arkadaşları, çevrenizde iletişime geçtiği kişilerle görüşün. Fakat bu incelemeleri yaparken çocuğunuzu zor durumda bırakmayacak ve başkalarının anlamayacağı bir yöntem uygulanması çok önemlidir. Bir kaç kez madde kullanmış olması bağımlı olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle çok endişelenip ani kararlar almayın. Yakından takip edin. Belki bir süre sonra merakı yatışacaktır. En azından daha farklı ve ağır olabilecek maddeleri kullanmasını ve denemesini önlemiş olursunuz. Daha sonra çocuğunuzla bu konuların ayrıntılı olarak konuşulması gereklidir.

Ergenler ebeveynlerini ‘Biri Bizi Gözetliyor’ programları gibi izlemektedirler. Yani kısacası birileri sizleri gözetliyor. Bunu hiç unutmayın. Giyim, kuşam, konuşma biçiminiz, davranış kalıplarınız, kullandığınız sigara, sigarayı tutuş biçiminiz, alkol kullanmanız ve tüm yaşam biçiminiz ergenlerin dikkatini çekmektedir. Çocuğunuz sürekli büyümek için neler yapmak gerektiğini öğrenmeye çalışmaktadır. Belki de çocuklarımıza “Büyümek nedir?” diye soracak olursak büyümeyi ‘babam gibi sigara yakmak’ ya da ‘rakı içmek’ olarak tanımlayabilir. Bu duruma dikkat etmek, kötü alışkanlıklarınız var ise, çocuklarınız yanınızda değilken gerçekleştirmek, en azından bu faaliyetlere çocuk ve ergenleri ortak etmemek gereklidir. Çakmağınızı, sigaranızı, içkinizi çocuğunuzdan istemeyin. Eğlencelerde, kutlamalarda ya da stresli dönemlerde alkol ve sigara içmek dışında başka faaliyetler ve organizasyonlarda bulunun. Çocuğunuzla birlikte çeşitli sosyal ortamlara katılın, birlikte kitap dergi, gazete satın alın, birlikte okuyun, aynı internet gruplarına üye olun, takip etmekten ziyade beraber paylaşımlarda bulunun.

Kaynak: Prof. Dr. Nesrin DİLBAZ – Madde Kullanım Riski ve Madde Bağımlılığından Korunma

Bir yanıt yazın